Tüm Haberler

Kına Türkülerinin Ortak Özellikleri

Kına Türkülerinin Ortak Özellikleri

İnsan hayatının  geçiş evrelelerinde  önemli bir yeri olan evlilik akdi , hem evlenecek olan gençlerin, hem de onların yuva birliğinde  oluşacak yeni akrabalıkların, toplumsal hayatın içinde  değerli bir yeri vardır.

Devam eden bu süreç içerisinde Anadolu’da bölgelere göre farklılık gösterebilen   değişik halk kültürü unsurlarını derlememiz mümkündür. Bunları sıralayacak olursak kız bulma, kız görme, kız isteme, şerbet içme, kız verme,  kahve içme, nişan, nikah, kına gecesi, yemek, düğün, gelin ertesi v.b.  gibi aşamalrın kültürlerle yoğrulup geçmişten günümüze kadar devam ettiğini görmekteyiz.

Bunlardan birisi de özellikle kız evinin özenle hazırladığı kına geceleridir.kına geceleri duyguların doruğa ulaştığı eğlence hüzün ve mutluluğun kol kola gezdiği duygu yüklü günlerden biridir ve vazgeçilmezi türkülerdir.

Yöreden yöreye türkülerin dili sözü değişsede anlatılan hissedilen duygu hep aynıdır. Evlenen kişinin yuvadan ayrılışının hüznü ve kurduğu yuvanın mutluluğu ana temadır.

Kına gecesinde gelini ağlatma çabası yöre ayırdımı olmadan uygulanır.Gelinin ağlaması yakılan ağıtlar ölüm acısını değil ayrılığın hüznünü barındırır ve yanık bir ezgi ile söylenir.

Ülkemizde sıkça kullanılan kına türkülerinin hiç şüphesiz başını çeken ‘’ yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar’’ türküsünün sözlerine ve hikayesine şöyle biz göz atalım;

Bu türkünün Malkara köylerinde şu olaydan ortaya çıktığı ve söylenmeye başladığı hikaye edilir

. “‘Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. On altıya yeni bastığında Zeynep’i, köylerindeki bir düğüne gelen Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir. Köyüne döndüğünde hemen dünürcü gönderir. Zeynep’i, Ali’ye verirler ve hemen düğünleri olur. Ali Zeynep’i alıp Aşırı köyüne götürür. Zeynep’in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece mesafededir. Zeynep, anne, baba ve kardeşini tam 7 yıl göremez. Bu özlem Zeynep’in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır, köyün büyük tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışır. Oysa kocası, Zeynep’in özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki, eski sevgisi de pek kalmadığından Zeynep’i horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve horlanma Zeynep’i yataklara düşürür. Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep’in düzelmesi için, köyden gelip geçenler anasının, babasının çağrılmasını ister. Başka çaresi kalmadığını anlayan kocası da, kaynanası ve kayınbabasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşamüstü köye ulaşan anne-baba Zeynep’i yatakta bulurlar. Perişan bir halde olan Zeynep hâlâ türküsünü mırıldanmaktadır; Anne babasına da aynı türküye söylemeye başlar. Çevrelerindeki bütün köy kadınları duygulanıp ağlarlar. Annesi fenalık geçirir, bayılır. Bayılan Zeynep, hasretini giderir ama çok geç kalınmıştır. Bir daha iyileşemez ve ölür. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.”

Sözleri

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar

Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler

Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara mâlum olsun

Ben annemi özledim

Hem annemi hem babamı

Ben köyümü özledim

Annemin bir atı olsa binse de gelse

Babamın yelkeni olsa uçsa da gelse

Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse

Uçan da kuşlara mâlum olsun

Ben annemi özledim

Hem annemi hem babamı

Ben köyümü özledim

Ben köyümden çıkalı altı yıl oldu

Köyümün dikenleri bana gül oldu

Babamın acı sözleri bana bal oldu

Uçan da kuşlara mâlum olsun

Ben annemi özledim

Hem annemi hem babamı

Ben köyümü özledim

Yine devamında yaygın olarak kullanılan ve yayın organlarında sıkça karışımıza çıkan hatta günümüzde dizi ve filmlerde kına sahnelerinde sıkça duyduğumuz  türkülere şu şekilde bir  örnek daha verebiliriz.

Kınayı getir aney

Parmağın batır aney

Bu gece misafirem Koynunda yatır aney

Kalada var çeperler

Çepere su seperler

Irak yoldan geleni

Terli terli öperler

Sivik uci kuş burni

Oldum yarin düşküni

Baş açık yalın ayak

Yola düştüm kış güni

Günümüzde bilinen örnek verdiğimiz bu  türkülerin yanı sıra  özellikle kırsal kesimlerdede yapılan kına gecelerinde kadınlarımızın  kına yakımı esnasında tef eşliğinde söylemiş olduğu  türküler de vardır. Bu türküler düzensiz belli kalıbı  olmayan ve genel itibari ile  ağıt şeklinde olupda  kızı ve anneyi ağlatmak için o anda ortaya çıkan doğaçlama  sözlerden oluşmuş türkülerdir. Doğaçlama dahi  olsa insanların kulaktan kulağa ve  nesilden nesile aktarması   türkülerin  geçerliliğini korumaktadır. Derleme yoluyla elde edilen  bu türkülere de şunları örnek gösterebiliriz.

1 )

Karınca karınca sarı karınca

Oynamaya çıkmış gelin görümce

Oyna gelin oyna kardeş düğünü

Elle bacak kısa salla boyunu

Taş dibinden çıkar suyun koyusu

Gurbet ele gider kızın iyisi

Anam beni çıraklıktan aşırdı

Aşırdı da şu fodula düşürdü

Gurbet ele kız verme yiter gider

Anayı babayı terk eder gider

Anam yol üstüne ateş yakmasın

Kızım gelir diye yola bakmasın

 

2

Kamış biçtim sazı kaldı

Ördek uçtu kazı kaldı

Anasının bir kızı kaldı

Oda gelin oluyor

Yarın ata biniyoru

Dam başında delik desti

Deliğinde yeller esti

Kızın bana niye küstü

Kızımız gelin oluyor

Yarın ata biniyor

3

Atladı çıktı eşiği

Sofrada kaldı kaşığı

Kız evlerin yakışığı

Kızım kınan kutlu olsun

Yareninin dili tatlı olsun

Mercimeğim kile kile

Ölçtüm döktüm sile sile

Kız oğlanı bile bile

Kızım kınan kutlu olsun

Yareninin dili tatlı olsun

4

Evlerine vardım ağşam

Önüme koydular tavşan

Bugün değil yarın ağşam

Kız anam kınan kutlu olsun

Vardığın yer hürmetli olsun

Sarı kabak kökeni

Ele batmaz dikeni

Sen orada ben burada

Kız anam kınan kutlu olsun

Vardığın yer hürmetli olsun

Destilikte delik desti

Deliğinde yeller esti

Kız bu oğlanı seçti

Kız anam kınan kutlu olsun

Vardığın yer hürmetli olsun

Baba bostanın bitti m

i Dalları köken attı mı

Beni yad ellere verdin

Kız anam kınan kutlu olsun

Vardığın yer hürmetli olsun

Büyük evin küçük kızı

O da gelin oluyor

Kahir evine giriyor

Kız anam kınan kutlu olsun

Vardığın yer hürmetli olsun

Bu yazı Turkusozleri.com’a aittir ve telif hakları korunmaktadır. İzin alınmadan kopyalanması, çoğaltılması veya dağıtılması yasaktır. İzinsiz kullanım durumunda yasal işlemlere başvurma hakkımız saklıdır.

Bir Cevap Yazın

Reklamlarla Destek Ol!