Setter Mehmet'in Ağıdı Türküsünün Hikayesi

Osmaniye Kumarlı köyünden Setterli ailesinden Setter Mehmet'in kardeşi tarafından vurulması üzerine Kadirli Karatepe Kızyusuflu köyü Çürükler mahallesinden Aşık Veli Sağlam aşağıdaki ağıdı 1974 yılında yakmıştır:

Gene efkarlanır da coşunca gönül Bana dur söyleme deyilmez zalım Gardaşın gazabı böyle mi olur Yavruları yetim de koyulmaz zalım Gardaşı vurmayı da moda mı sandın O zalim şeytana da ne çabuk kandın Birin vurunca da birine döndün Bu kadar gardaştan doyulmaz zalım Başın koymuş gelinin dizine Gözün bir kez açıp bakmış yüzüne Dokuz gurşun guluncundan göğsüne Ganlı elbiseler de giyilmez zalım Gözlerin kör olsun da kulağın sağır Sende heç insanlık yokmuş heç meğer Setter Mehmet Kumarlı'yı hep değer Mal için garadaşa gıyılmaz zalım Gara bıyıkları da daha genç yaşı Felek vursun senin başına daşı Yatırdın yazıya da iki gardaşı Derin uykuları da ayılmaz zalım Yavruları yetim goydun arada Abdullah vuruldum demiş orada Nasıl teltik çektin Setter Mehmet'e Gıyıp da toprağa da goyulmaz zalım Gardaş bulunur mu da vay yazzık sana Duyup da söylerim gücenme bana Sebep oldun ananınan atana Daha bundan öte deyilmez zalım Çifte gardaşların da bağrını deldin Şu yalan dünyaya da baki mi galdın Anandan babandan da gardaşdan oldun Böyle acı habar da duyulmaz zalım Bir düşman çıkınca da garşına yarin Çağır ki imdada yetişsin birin On gardaş dutar mı Mehmet'in yerin Bu gadar şeytana da uyulmaz zalım Vurdun gardaşlara da çifte yarayı Yuva bozup da veran ettin orayı Şimdi yeni buldun da köşkü sarayı Orda tatlı ekmek yeyilmez zalım Veli Sağlam der de böyle olur mu İki gardaş bir teltikte ölür mü Yalan dünya sana da baki galır mı Elbet bu kesene konulmaz zalım