1858-1938. Kağızman’da doğdu. Asıl adı Yusuf’tur. Daha sonra aile Aşıklı soyadını aldı. Şiirlerinden hareketle belli bir medrese eğitimi aldığı tahmin edilmektedir.
Aşıklık geleneğini, bağlama çalmayı kimden öğrendiği ve mahlasını nasıl aldığına ilişkin somut bir veri bulunmamaktadır.
Bağlama çalmadaki yeteneği ve sesinin güzelliği nedeniyle kısa sürede tüm Kuzeydoğu Anadolu’da tanındı. Narmanlı Sümmani (1860-1915) ve Kağızmanlı Cemal Hoca (1884-1957) gibi döneminin birçok ünlü aşığıyla yakınlık kurdu ve aynı meclislerde bulundu.
Aşık Sezai‘nin kendi oluşturduğu »Ülfetin« adlı bir türkülü anlatısı bulunmaktadır. Bu anlatı 1940’lı yıllarda Fahrettin Kırzıoğlu (1917-2005) tarafından arşivlere aktarıldı.
Kağızmanlı Hıfzi (1893-1918), Sazcı Halil (1889-1975), Durak Ahmet, Aşık Erdemi (1911-1983) birçok aşığa ustalık eden Aşık Sezai’nin kendine özgü makamlar geliştirdiği de bilinmektedir.
Yusuf Sezai Kağızman’da öldü ve orada toprağa verildi.
KAYNAK: ozanlar.biz