- Cümle Âlem Senindir
- Derdimi Dökersem Derin Dereye
- Dost Çevirmiş Yüzünü Benden
- Beş Günlük Dünya
- Bir Kökte Uzamış
- Birlik Destanı
- Çiçekler
- Dost Yolunda
- Dostlar Beni Hatırlasın
- Dün Gece Yar Eşiğinde
- Dünya'ya Gelmemde Maksat
- Esti Bahar Yeli
- Anlatamam Derdimi
- Arasam Seni Gül İlen
- Atatürk'e Ağıt
- Beni Hor Görme
- Gel Ey Âşık
- Gonca Gülün Kokusuna
- Gönül Sana Nasihatim
- Gözyaşı Armağan
- Murat
- Ne Ötersin Dertli Dertli
- Necip
- Sazım
- Seherin Vaktinde
- Sekizinci Ayın Yirmi İkisi
- Sen Bir Ceylan Olsan
- Sen Varsın
- Şu Geniş Dünya'ya
- Uzun İnce Bir Yoldayım
- Yaz Gelsin
- Yıldız(Sivas Ellerinde)
- Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz
- Güzelliğin On Para Etmez
- Kahpe Felek
- Kara Toprak
- Kızılırmak Seni Seni
- Küçük Dünyam
Unutulmayanlar
Aşık Veysel Hayatı Ve Eserleri
Aşık Veysel 1894’te Sivas ilinin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir.Yedi yaşında geçirdiği su çiçeği yüzünden önce sağ sonra da maalesef babasının elindeki övendirenin gözüne saplanması üzerine sol gözünü kaybetmiştir.On yaşında saz çalmaya başlayan ozan başta her âşık gibi “usta malı” deyişler söylemiş ve çalmıştır.
Soyadı kanunu sonrası Şatıroğlu soyadını alan Âşık Veysel’i edebiyat dünyasına ilk olarak Ahmet Kutsi Tecer tanıtmıştır. Tecer ilk kez 5 Ocak 1931’de düzenlemiş olduğu ve sadece on beş âşığın çağrıldığı Sivas Âşıklar Bayramı’na Âşık Veysel de katıldı. 1933 sonrası, tıpkı eski gezginci âşıklar misali, elinde saz ile neredeyse tüm yurdu gezdi. Bir zaman Köy enstitülerinde saz öğretmenliği görevi yaptı. İlk şiiri, Cumhuriyet’in 10. yılında Atatürk için söylediği destanıdır. İlk şiir kitabı Deyişler 1944’te Halkevleri Genel Merkezi’nce Ankara’da yayımlandı.Şiirlerini sonra ” Sazımdan Sesler” (1949) adlı kitabında derledi.Tüm şiirlerini bir arada topladığı Dostlar Beni Hatırlasın (1970) ise son kitabı olmuştur.
İstanbul’da 1952 yılında adına büyük bir jübile düzenlendi Âşık Veysel’in ve 1965 yılında TBMM tarafından “ana dilimize ve millî birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı” düzenlenen özel bir kanun ile vatanî hizmet tertibinden kendisine maaş bağlandı. Sağlığında, şiirlerini söyleyip çaldığı plakların yanında “Karanlık Dünya” isminde köyünün ve kendisinin de görüntülendiği bir de film çekildi. Doğduğu köy Sivrialan’da 21 Mart 1973’te öldü ve köyüne defnedildi.
Ölümü sonrası yaşadığı evi, içindeki tüm eşyaları ile korunarak müzeye dönüştürüldü.Her yıl Ölüm yıl dönümlerinde köyünde törenle ile anılmaya devam ediyor.
Aydınlar ve halk arasında bir köprü kurmuş olan Veysel’in şiirleri tema bakımından epeyce zengin biriçeriğe sahiptir.. Yûnus’un etkisinde kalarak söylediği şiirleri halk kültürünün hamuruna karışan tarafıyla tasavvuftan izlerde taşır. Aşk şiirlerinde deyişleriyle bir bakıma da Karacaoğlan’ın sürdürmesi gibidir. Şiirlerinde zaman zaman kendi yöresinin ağız özelliklerine de raslanır. Sesi ve sazı zayıf olan Âşık Veysel, âşıklık geleneğinin muamma asma ve çözme, hikâye anlatma, atışmalarda bulunma vb özelliklerine pek uyamamış olsa dahi devrinin füze ,fabrika, radyo, tren, gibi yeniliklerine aşina olan şiirleriyle kendi döneminden önceki âşıklardan ilerdedir. Âşık Veysel, sürdürdüğü âşık şiiri geleneğini ve yaşadığı devri şiirlerinde mahirce bir arada toplamıştır.
Âşık Veysel’e Deyişler adı altında ölümünün Onuncu Yılında diğer âşıkların Âşık Veysel için söyledikleri kitapta toplanmıştır
Eserleri
Reklam
Söz sırası sizde
Yorumlar (0)
İlk sözü siz söyleyin
Bu içerik hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın.