Aşık Veysel Hayatı Ve Eserleri Aşık Veysel 1894’te Sivas ilinin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir.Yedi yaşında geçirdiği su çiçeği yüzünden önce sağ sonra da maalesef babasının elindeki övendirenin gözüne saplanması üzerine sol gözünü kaybetmiştir.On yaşında saz çalmaya başlayan ozan başta her âşık gibi “usta malı” deyişler söylemiş ve çalmıştır. Soyadı kanunu sonrası Şatıroğlu soyadını alan Âşık Veysel’i edebiyat dünyasına ilk olarak Ahmet Kutsi Tecer tanıtmıştır. Tecer ilk kez 5 Ocak 1931’de düzenlemiş olduğu ve  sadece on beş âşığın çağrıldığı Sivas Âşıklar Bayramı’na  Âşık Veysel de katıldı. 1933 sonrası, tıpkı eski gezginci âşıklar misali, elinde saz ile neredeyse tüm yurdu gezdi. Bir zaman Köy enstitülerinde saz öğretmenliği  görevi yaptı. İlk şiiri, Cumhuriyet’in 10. yılında Atatürk için söylediği destanıdır. İlk şiir kitabı  Deyişler  1944’te  Halkevleri Genel Merkezi’nce Ankara’da yayımlandı.Şiirlerini sonra ” Sazımdan Sesler” (1949) adlı kitabında derledi.Tüm şiirlerini bir arada topladığı Dostlar Beni Hatırlasın (1970) ise son kitabı olmuştur. İstanbul’da 1952 yılında adına büyük bir jübile düzenlendi Âşık Veysel’in ve 1965 yılında TBMM tarafından “ana dilimize ve millî birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı” düzenlenen özel bir kanun ile vatanî hizmet tertibinden kendisine maaş bağlandı. Sağlığında, şiirlerini söyleyip çaldığı plakların yanında “Karanlık Dünya” isminde köyünün  ve kendisinin de görüntülendiği bir de film çekildi. Doğduğu köy  Sivrialan’da 21 Mart 1973’te öldü ve köyüne defnedildi. Ölümü sonrası yaşadığı evi, içindeki tüm eşyaları ile korunarak müzeye dönüştürüldü.Her yıl  Ölüm yıl dönümlerinde  köyünde törenle ile anılmaya devam ediyor. Aydınlar ve halk arasında bir köprü kurmuş olan Veysel’in şiirleri tema bakımından epeyce zengin biriçeriğe sahiptir.. Yûnus’un etkisinde kalarak söylediği şiirleri halk kültürünün hamuruna karışan tarafıyla tasavvuftan izlerde taşır. Aşk şiirlerinde deyişleriyle bir bakıma da Karacaoğlan’ın sürdürmesi gibidir. Şiirlerinde zaman zaman  kendi yöresinin ağız özelliklerine de raslanır. Sesi ve sazı zayıf olan Âşık Veysel, âşıklık geleneğinin muamma asma ve çözme, hikâye anlatma, atışmalarda bulunma vb özelliklerine pek uyamamış olsa dahi devrinin füze ,fabrika, radyo,  tren, gibi yeniliklerine aşina olan şiirleriyle kendi döneminden  önceki âşıklardan ilerdedir. Âşık Veysel, sürdürdüğü âşık şiiri geleneğini ve yaşadığı devri şiirlerinde mahirce bir arada toplamıştır. Âşık Veysel’e Deyişler  adı altında ölümünün Onuncu Yılında diğer âşıkların Âşık Veysel için söyledikleri  kitapta toplanmıştır Eserleri
  • Cümle Âlem Senindir
  • Derdimi Dökersem Derin Dereye
  • Dost Çevirmiş Yüzünü Benden
  • Beş Günlük Dünya
  • Bir Kökte Uzamış
  • Birlik Destanı
  • Çiçekler
  • Dost Yolunda
  • Dostlar Beni Hatırlasın
  • Dün Gece Yar Eşiğinde
  • Dünya’ya Gelmemde Maksat
  • Esti Bahar Yeli
  • Anlatamam Derdimi
  • Arasam Seni Gül İlen
  • Atatürk’e Ağıt
  • Beni Hor Görme
  • Gel Ey Âşık
  • Gonca Gülün Kokusuna
  • Gönül Sana Nasihatim
  • Gözyaşı Armağan
  • Murat
  • Ne Ötersin Dertli Dertli
  • Necip
  • Sazım
  • Seherin Vaktinde
  • Sekizinci Ayın Yirmi İkisi
  • Sen Bir Ceylan Olsan
  • Sen Varsın
  • Şu Geniş Dünya’ya
  • Uzun İnce Bir Yoldayım
  • Yaz Gelsin
  • Yıldız(Sivas Ellerinde)
  • Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz
  • Güzelliğin On Para Etmez
  • Kahpe Felek
  • Kara Toprak
  • Kızılırmak Seni Seni
  • Küçük Dünyam
  BAZI TÜRKÜ SÖZLERİ ANLATAMAM DERDİMİ Anlatamam derdimi dertsiz insana Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez Derdim bana derman imiş bilmedim Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz Olamaz aman aman olamaz aman ey Gülü yetiştlrir dikenli çalı Arı her çiçekten yapıyor balı Kişi sabır ile bulur kemali Sabretmeyen maksudunu bulamaz Bulamaz aman aman bulamaz aman ey AŞKIN BENİ ELDEN ELE GEZDİRDİ Aşkın beni elden ele gezdirdi Çok dolandım bulamadım eşini Beni candan usandırdı bezdirdi Tuzlu imiş yiyemedim aşını Benim ile gezdin beni arattın Beraber oturup beraber yattın Türlü türlü güllerinden koklattın Aşık ettin gule bülbül kuşunu Altmış iki yıldır seni ararım Tukendi sabrım yoktur kararım Dağa taşa kurda kuşa sorarım Kimse bilmez hikmetini işini Her millete birer yüzden göründün Kendini sakladın sardın sarındın Bu dünyayı sen yarattın girindin Her nesnede gösterirsin nakşını Görenlere açık körlere gizli Kimine göründün oruç namazlı Veysel’e göründün cilveli nazlı Tutan bırakır mı senin peşini BEN GİDERSEM Ben gidersem ruhum, sen kal dünyada Sırlarımı sakın aşikar etme Zar olsan da kaybolsan bir sevdada İstemem benim gibi acı çekme Her derdime ortak bir sen oldun Benim gibi sen de sararıp soldun Yıllar boyu kalbime sırdaş sen oldun İstemem benim gibi acı çekme Görmesem de sana yakın bir yerdeyim Aynı sevda, aynı dudak, aynı tendeyim Kadehinde, sigaranda, gecendeyim İstemem benim gibi acı çekme DOSTLAR BENİ HATIRLASIN Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın Can kafeste durmaz uçar Dünya bir han konan göçer Ay dolanır yıllar geçer Dostlar beni hatırlasın Can bedenden ayrılacak Tütmez baca yanmaz ocak Selam olsun kucak kucak Dostlar beni hatırlasın Ne gelsemdi ne giderdim Günden güne arttı derdim Garip kalır yerim yurdum Dostlar beni hatırlasın Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş kim gülecek Murat yalan ölüm gerçek Dostlar beni hatırlasın Gün ikindi akşam olur Gör ki başa neler gelir Veysel gider adı kalır Dostlar beni hatırlasın